

Avrupa’da çiftçiler, serbest ticaret anlaşmalarına duydukları “derin sevgiyi” Belçika, Fransa ve Yunanistan yollarını traktörlerle kapatarak gösteriyorlar. Anlaşılan o ki, 2026 yılında diplomasi hala bir bizon sürüsünün geçişi kadar zarif ilerliyor.
Bu arada, doğa ana da boş durmuyor; Goretti Fırtınası Birleşik Krallık ve Fransa’da binlerce evi mum ışığının nostaljisine geri döndürdü. Kimin elektriğe ihtiyacı var ki? Sonuçta karanlıkta fırtınanın sesini dinlemek, Filipinler’deki heyelanda kaybolan onlarca kişinin trajedisini düşünmekten daha kolay olsa gerek.

Türkiye: Cebimize Girmeyen “Zam” Şenliği
Türkiye cephesinde ise tam bir matematik mucizesi yaşanıyor. Hükümet, asgari ücrete %27 oranında “dev” bir zam yaparak halkın gönlünü fethetti. Tabii bu sevincin hemen ardından Meclis’in trafik cezalarını artırmak için toplanması tamamen bir tesadüf; yani bir elinizle aldığınız o %27’yi diğer elinizle “yanlış park” yaparak devlete geri vermeniz planlanan bir döngü değil, sadece kader.
Teknoloji ve “Kahverengi” Bir Gelecek
Milli gururumuz Togg, 2025’i pazar lideri olarak kapatarak hepimizi gururlandırdı. Elektrikli araçlarımızı Marmara Denizi’nin yeni “vintage” kahverengi sularına karşı şarj edebiliriz; zira deşarj noktalarındaki o renk değişimi çevre kirliliği değil, olsa olsa denizin yeni moda anlayışıdır.
Eğitimde ise çocukların ders çalışmasına gerek kalmadı; Milli Eğitim, okullarda yapay zeka kullanımı için etik yönerge yayınladı. Artık ödevleri botlar yapacak, biz de o sırada Kapadokya’nın karlı ve masalsı görüntülerine bakarak gerçeklikten kaçabileceğiz.

Jeopolitik ve Diğer Masallar
2026 yılı, asgari ücretle geçinmeye çalışan birinin, Marmara Denizi’nin kahverengi sularına bakarak yapay zekalı bir botla dertleştiği şahane bir distopya olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.