
Yine dünyanın bir köşesinde insanlar hayatta kalmaya çalışırken, geri kalanımızın milyarderlerin kayak tatillerini, prenseslerin mutfak yorgunluklarını ve üzerine titrediğimiz sarı topları izlediği o muazzam haftalardan birini daha geride bıraktık.
Davos: Milyarderlerin “Dünyayı Kurtarma” Maskeli Balosu

İsviçre’nin karlı tepelerinde, dünyanın en zengin %1’i, özel jetleriyle gelip iklim krizini nasıl çözeceklerini tartışırken bu yılın asıl yıldızı yine Donald Trump’tı. Trump, “Barış Kurulu” gibi kulağa oldukça ironik gelen bir belgeye imza atmakla kalmadı, Grönland konusundaki emlakçılık hayallerini de tazeledi. “Askeri güç kullanmayacağım ama biz büyük bir gücüz” diyerek Danimarka’ya göz kırpan Trump, adeta koca bir buz kütlesini Noel hediyesi gibi paketleme derdindeydi. Görünen o ki, 2026’da bile jeopolitik stratejimiz “Ben orayı istiyorum, çünkü neden olmasın?” seviyesinde seyrediyor.
Kaynaklar:
Mutfakta Biri mi Var? Hayır, Meghan Yorulmuş!

Magazin dünyası ise büyük bir trajediyle sarsıldı: Meghan Markle’ın Netflix’teki yaşam tarzı programı “With Love, Meghan” üçüncü sezon onayını alamadı. Neden mi? Çünkü dükese hanımefendiye göre yemek yapmak ve bahçe işleriyle uğraşmak “çok fazla işmiş.” Evet, milyon dolarlık anlaşmaların altında, kameralar önünde kuşkonmaz sotelemekten bitap düşen bir dram yatıyor. Şimdi kendisi “As Ever” markasıyla sosyal medyada “mini içerikler” üretecekmiş. Muhtemelen bu içerikler, Meghan’ın 15 saniyelik bir videoda nasıl yorulmadan çay karıştırılacağını öğrettiği bir “hayatta kalma rehberi” tadında olacaktır.
Kaynaklar:
Sanat mı, Yoksa Beş Saatlik Bir Sabır Testi mi?

Singapur’da düzenlenen “ART SG” fuarı, “İnsancıl Ajans” (The Humane Agency) temasıyla kapılarını açtı. Modern sanatın ulaştığı son nokta ise kırmızı bir odada elinde cam parçasıyla tam beş saat boyunca “Seni seviyorum” diye bağıran bir performans sanatçısı oldu. Sanatın bu “derin” mesajını anlamak için muhtemelen sizin de beş saatlik bir boş vaktiniz ve gerçek dünyadan kopuk bir zihniniz olması gerekiyor. Ama hey, buna “şiddet içeren bir sevgi rituali” deniliyor, o yüzden sorgulamayın, sadece izleyin (veya kaçın).
Kaynaklar:
Spor: Avustralya Sıcağında Terleyen Elitler

Avustralya Açık’ta ise her şey bildiğimiz gibi: Gençler yaşlıları eliyor, favoriler sinir krizi geçiriyor. Carlos Alcaraz, kortta “kaos” çıkarmaya çalışan Corentin Moutet’yi çocuk oyuncağı gibi evine gönderirken, Alexander Zverev ise Britanyalı Cam Norrie’yi hayallerinden uyandırdı. Biz klimalı odalarımızda cipsimizi yerken, onların o kavurucu sıcakta bir topun peşinde koşturmasını “büyük bir kahramanlık” olarak nitelendirmeye devam ediyoruz. Ha, bir de Hatay’da çocuklar badminton oynayıp şampiyon olmuşlar; gerçek spor ruhu herhalde milyoner tenisçilerin değil, o çocukların raketlerinde saklıydı.
Kaynaklar: