
Bugün yine dünyanın dört bir yanından “yok artık” dedirten ama aslında hepimizin içten içe “zaten böyle olacaktı” dediği o muazzam absürtlükler silsilesiyle karşı karşıyayız.
Suriye’de “Kullan-At” Demokrasisi ve Büyük Şaşkınlıklar

Listenin başında, Ortadoğu’nun bitmek bilmeyen o meşhur pembe dizisi var. Başrol oyuncusu ABD, yıllardır “en iyi dostum” dediği, uğruna dergilerde kapaklar bastırdığı YPG/PKK kanadına yine o meşhur “seni tanımıyorum” bakışını attı. Şaşırdık mı? Tabii ki hayır. Ama Kandil ve çevresinde sanki ilk kez “satılmışlar” gibi bir hayal kırıklığı hakim. Fransız dergilerinde “laik kahramanlar” olarak poz verenlerin, aslında bölgedeki petrol gelirlerini halka değil de tünellere ve Kandil’e bağladığı gerçeği, bölgedeki 11 Arap aşireti uyanınca “pardon” denilerek geçiştirilemiyor. Şimdi ise “hadi bakalım, merkezi hükümetin altına girin de uslu birer asker olun” deniyor. Ne demişler? Amerikan gemisine binen, kıyıya varmadan ıslanacağını bilmeliydi.
Davos’ta Mendiller Çıktı: “Düzen Bozuldu, Menüde Biz mi Varız?”

Dünyanın en zenginlerinin ve “karar vericilerinin” toplandığı Davos’ta ise hava, bir iflas masası kadar kasvetli. Kanada Başbakanı Mark Carney çıkmış, “Hukuk aslında hep iki yüzlüydü, biz de bunu biliyorduk ama işimize geliyordu” diye itiraf ediyor. Günaydın Sayın Carney! Liberal düzenin kurallarını sadece zayıflara işletirken her şey çok romantikti ama şimdi Trump ve diğer “imparatorluk heveslileri” oyunun kurallarını bozunca masada oturacak yer bulamama korkusu sarmış hepsini. “Masada olmazsak menüde oluruz” diyorlar. Merak etmeyin, o menüyü hazırlayan da yine sizdiniz; şimdi kendi sosunuzda pişme vakti.
Çin’de Çiçek Açmayan Adalar ve Amazon’un “Hurdacı” Vizyonu

Biraz da doğuya gidelim. Çin’de “Dubai’yi geçeceğiz” diyerek denizin ortasına yapılan Ocean Flower Island, şu an devasa bir hayalet şehir. İçinde tek bir dükkan bile olmayan alışveriş merkezleri, girilmesi yasak plajlar… 12 milyar doları denize gömmek için daha yaratıcı bir yol bulamazlardı.
Öte yandan, dünyanın en gelişmiş teknoloji şirketi Amazon, bildiğiniz hurdacı gibi bakır toplamaya başladı. Yapay zekayı soğutacağız, kablo döşeyeceğiz diye dünyada bakır bırakmayacaklar. Bakteri yardımıyla kayadan bakır ayrıştırmak mı? 2026’da teknoloji zirvesindeyiz ama hala toprağın altındaki metale muhtacız. Bir sonraki adım herhalde mızrak ucu yapmak için çakmak taşı toplamak olacak.
Beyninize Bir Yazılım Güncellemesi İster misiniz?

Veda etmeden önce Sam Altman’ın yeni projesine değinmezsek olmaz. “Merge Labs” ile artık beynimize çip takacaklarmış. Ameliyatsız, sadece düşünerek bilgisayar kullanacağız. Harika! WhatsApp gruplarındaki gereksiz mesajları artık sadece görmeyecek, doğrudan beynimizin içinde hissedeceğiz. Telefonu geride bırakacaklarmış; evet, doğrudan zihnimize reklam alabileceğimiz bir çağın kapılarını açıyorlar. Bill Gates’in yapamadığını Altman yapacak gibi duruyor.
Dünya, fabrika ayarlarına değil de sanki bir çöküş senaryosunun final bölümüne dönüyor gibi. Bir yanda “yan baktın” diye 17 yaşındaki bir çocuğu hayattan koparan sığlık, diğer yanda beynimize girmeye çalışan yapay zeka…