
Eğer hâlâ aklınız başınızdaysa, muhtemelen gündemi yeterince takip etmiyorsunuzdur. Medya gündemi öyle bir “normal” servis etti ki, distopik roman yazarları işi gücü bırakıp emekli dilekçesi vermeyi düşünüyor.
Tarkan ve “Dönme” Sanatı: 53 Yaşında Bir Megastar Ekonomisi

Hafta sonu Tarkan konserindeydik. 53 yaşında kendi etrafında fır fır dönen bir adam düşünün; ama öyle bir dönmek ki, biz “Allah herkese böyle dönme nasip etsin” desek yanlış anlaşılır. Tarkan tek kişilik dev bir orkestra gibi sahneyi doldururken, arkada stüdyo kalitesinde çalan ekip rapçilerin “iki kelimeyi bir araya getiremediği” mikrofona canlı ders veriyordu. Üstelik bu sadece bir konser değil, “Tarkanomik” bir devrim! Rize’den, Van’dan insanlar akın akın geliyor; oteller doluyor, restoranlar bayram ediyor. Taylor Swift’in ABD ekonomisini salladığı yerde, Tarkan da bizim enflasyonist dalgalanmalarımıza kendi ritmiyle eşlik ediyor.
Nihilist Penguen ve Trump’ın Kuzey Kutbu Hayalleri

Sosyal medya yine bir kahraman yarattı: Sürüsünden ayrılıp 70 kilometre ötedeki ıssız dağlara, yani ölüme koşan “Nihilist Penguen”. Kişisel gelişim guruları hemen atladı: “Konfor alanından çıkın!” Oysa belgeselci Werner Herzog’un dediğine göre hayvan sadece “delirmiş”. Bizim halkımız ise her zamanki gibi bu delilikle özdeşleşti: “İşte aynı ben!” Tabii Donald Trump durur mu? Hemen yapay zekayla pengueni elinden tutup Grönland’a yürüdüğü bir kare paylaştı. Küçük bir detay: Penguenler Güney Kutbu’nda yaşar, Trump ise Kuzey Kutbu’na yürüyor. Ama Trump için coğrafya nedir ki? Yanında Amerikan bayrağı varsa her yer Grönland’dır!
Kariyer Hedefi Olarak “Uyuşturucu 101”: Bir Babanın Masalları

İşini sevmek çok önemli arkadaşlar. Mesela uyuşturucu baronu Çetin Gören… Adam işine o kadar aşık ki, çocuğuna masal anlatırken “Koka çiçeği nedir, Diyarbakır otunun suyu neden başkadır, paketler denizde nasıl teslim edilir” diye vizyoner bir eğitim veriyor. Biz çocuğumuza “Ali topu at” derken, adam “Engin amcan paketleri eve dağıtacak” diye gelecek nesil kartelleri yetiştiriyor. CV’sine baksanız Meksika kartelleri havada kapar. Ama korkmayın, Türkiye’de 10 kere yakalansanız da 11. kez “varlık barışı” veya “hatırlı avukatlar” sayesinde 2 yıla kalmaz yine Diyarbakır otunun kalitesini anlatmaya devam edersiniz.
Çin’de “Prens” Tasfiyesi ve Nükleer Sırlar

Uzakdoğu’da sular durulmuyor. Çin’in en üst düzey generali Zhang Youxia, nükleer sırları ABD’ye sızdırmakla suçlanıyor. Şi Cinping, ordu içindeki en güvendiği müttefiklerini bile tek tek çiziyor. 2022’deki kongrede eski başkanı salondan apar topar çıkardıklarında anlamalıydık; Çin’de “parti devleti” demek, en tepedeyken bir anda nükleer casus olarak uyanabilmek demekmiş.
Mersin’in Yeni Gücü: Lavaş Mafyası!

İşte vizyon budur! Uyuşturucu kaçırmak çok “demode” kaldı. Asıl rant lavaşta! Mersin’de 10 milyar liralık bir “lavaş lobisi” çökertildi. Yanlış duymadınız; tantunicileri tehdit edip “Lavaşı benden alacaksın” diyerek fırın kurşunlayan bir yapıdan bahsediyoruz. 83 farklı banka hesabı, milyarlık hareketler… Mafya dediğin artık ağır abilik yapmıyor, “Lavaşın toprağı, suyu değişik yavrum” diyerek dürüm piyasasını yönetiyor. Sıradaki operasyonun “Köfte Lobisi”ne yapılmasını heyecanla bekliyoruz.
Ali Koç ve “Fremdschämen” (Başkası Adına Utanmak)

Türk futbolu yine bir “nobranlık” destanıyla sarsıldı. İddialara göre Ali Koç, bir gece kulübünde Okan Buruk’a ağır hakaretler yağdırıp tehdit etmiş. Galatasaray yönetimi ise tarihinde görülmemiş bir sertlikle “Sen kendini ne zannediyorsun?” diye sordu. İşin en acı tarafı; Türkiye’nin en zengin ailesinin çocuğu, yakışıklı, eğitimli Ali Koç’u savunacak bir tek kişinin bile çıkmaması. Herkes susuyor çünkü Koç Grubu reklam veriyor. Ama biz susmuyoruz; “Fremdschämen” yani başkası adına utanmak tam olarak bu olsa gerek.
Hakan Fidan’dan “Hristiyan Kulübü” İtirafı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İngilizce verdiği bir röportajda malumu ilan etti: “AB bir Hristiyan kulübüdür ve bizi asla almayacaklar.” Sonunda birileri kral çıplak dedi. “Peynir standardı, demokrasi kriteri” diye yıllarca kapıda bekletildik. Fidan’ın mesajı net: “Almazsanız almayın, biz kendi yolumuza bakarız.” Tabii bu yol otokrasiye mi çıkar yoksa kendi standartlarımızı kurmaya mı, orası bizim hayal gücümüze kalmış.
Ekonomi: 142 Milyon Kredi Kartı ve “Neden O Boku Yedik?”

Araştırmalara göre Türkiye’de 142 milyon kredi kartı var. Avrupa’nın devlerini yan yana koyun, bir Türkiye etmiyor. Bir karttan çekip diğerine yatırarak yarattığımız o sahte cennetin sonuna geldik. KKM’ye gömdüğümüz 60 milyar dolarla emekliye 12 bin lira ek zam yapabilirdik ama biz servet transferini ve gelir adaletsizliğinde OECD birinciliğini seçtik. Tıpkı o meşhur fıkradaki gibi; sonunda yine kendimize soruyoruz: “Biz bu boku neden yedik?”
Nvidia CEO’su Pazarda, Musk ve Altman Kavgada

Teknoloji dünyası da en az bizim lavaş mafyası kadar karışık. Nvidia CEO’su Çin’de bir semt pazarında meyve seçerken görüntülendi; imaj her şeydir! Diğer yanda Elon Musk, “ChatGPT çocukları intihara sürüklüyor, kullanmayın” derken, Sam Altman “Sen önce Tesla’nın otopilotunun öldürdüğü insanlara bak” diye yanıt veriyor. Milyarderlerin “kimin teknolojisi daha çok öldürüyor” yarışı gerçekten göz yaşartıcı.