9 Mart 2026: Silivri’den Tahran’a Uzanan Hukuk ve Savaş
09/03/2026
Bir yanda Türkiye’nin iç siyasetini kökten sarsan “Asrın Yolsuzluğu” davası Silivri’de tansiyonu yükseltirken, diğer yanda Ortadoğu’da “Epic Fury” (Destansı Öfke) operasyonu ile enerji koridorları ateşe verilmiş durumda.
Silivri’de Tarihi Hesaplaşma: İmamoğlu ve “Örgüt Liderliği” İddiası
9 Mart 2026 sabahı Silivri, Türk hukuk tarihinin en kalabalık duruşmalarından birine sahne oldu. Aralarında görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı dev davanın ilk celsesi, sadece bir yargılama değil, aynı zamanda bir “karizma savaşına” dönüştü.
İddianamenin Ağırlığı: 3.806 sayfalık iddianamede İmamoğlu, Beylikdüzü döneminden başlayan ve İBB’de devleşen bir suç örgütünün lideri olmakla suçlanıyor. 161 milyar TL kamu zararı ve 2.352 yıl hapis istemi, davanın teknik boyutunun ötesinde siyasi bir “engelleme” mi yoksa “temizlik” mi olduğu tartışmasını alevlendirdi.
“Sen-Siz” Krizi: Mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasındaki hitap tartışması, yargı etiği ve liyakat tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Hakimlerin salonu terk etmesi ve 13:30’a kadar ara verilmesi, davanın ne kadar “ateşli” geçeceğinin ilk sinyaliydi.
Siyasi Projeksiyon: Eğer İmamoğlu bu davadan “mağdur” kimliğiyle çıkarsa, bu durum onun siyasi enerjisini 1998’deki Erdoğan örneğinde olduğu gibi katlayabilir. Ancak seçimlere girme ihtimalinin “imkansıza yakın” görülmesi, muhalefetin yeni bir aday stratejisi geliştirmesini zorunlu kılıyor.
Enerji Savaşları: Hürmüz Boğazı ve 118 Dolarlık Petrol Kıskacı
İran ve İsrail arasındaki doğrudan çatışma, küresel ekonomiyi “arz şoku” ile karşı karşıya bıraktı. Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından geçişlere kapatılması veya tehdit edilmesi, dünya petrol ticaretinin beşte birini felç etti.
Fiyat Şoku: Brent petrolün varil fiyatı 118 dolar seviyelerine iğne atarak son yılların en büyük artışını kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 enflasyon hedeflerinde petrolü 60 dolar seviyesinde varsayması, ekonomideki hesapları altüst edebilir.
Enflasyonist Baskı: Petrol fiyatlarındaki her %10’luk artışın Türkiye’de enflasyona doğrudan 0.5 ile 1 puan arası ek yük getirdiği gerçeği, hayat pahalılığının önümüzdeki süreçte daha da derinleşeceğini gösteriyor. G7 ülkelerinin rezerv satışına gitme ihtimali ise sadece “140 günlük” geçici bir nefes alanı sunuyor.
İran’da “Epic Fury” ve Tomahawk Gölgesi: 165 Çocuk ve Rejim Değişimi
Ortadoğu’da devam eden savaşın en trajik noktası, İran’daki bir okulun vurulması ve 165 kız çocuğunun hayatını kaybetmesi oldu.
Teknolojik Kanıtlar: New York Times’ın sızdırdığı görüntülerde, olay yerinde sadece ABD envanterinde bulunan Tomahawk füzelerinin parçalarının tespit edilmesi, Washington’ın “sivilleri hedef almıyoruz” savunmasını zayıflatıyor.
Mücteba Hamaney Dönemi: İran’da 3. dini lider olarak seçilen Mücteba Hamaney, babasının aksine halkla bağı zayıf ve tecrübesiz bir figür olarak görülüyor. Ancak İran’ın “Mozaik Savunma” stratejisi (dağınık ve merkezi olmayan komuta yapısı), liderlik ne kadar zayıf olursa olsun ordunun ve milis güçlerin direnişini sürdürmesini sağlıyor.
Washington’da Şahinler ve Güvercinlerin Savaşı: Rubio-Hegseth Çatlağı
Trump yönetiminin içindeki çatlak, İran’a karşı izlenecek strateji konusunda derinleşiyor.
Pete Hegseth (Savaş Bakanı): Elinde viski bardağıyla basın toplantısına çıkan ve “şovenist” tavırlarıyla dikkat çeken Hegseth, İsrail’in talebiyle İran’a kara birlikleri gönderilmesini savunuyor.
Marco Rubio (Dışişleri Bakanı): Rubio ise Amerika’nın yeni bir “bölgesel bataklığa” girmesine karşı çıkarak, MAGA (Make America Great Again) doktrini gereği isolationist (izolasyonist) bir tutum sergiliyor. İkilinin bir güvenlik zirvesinde birbirlerinin üzerine yürüdüğü iddiaları, Beyaz Saray’ın savaş planlarındaki koordinasyonsuzluğu simgeliyor.
Ortadoğu’nun Yeni Güvenlik Mimarisi: KKTC ve Kıbrıs Denklemi
Savaşın yayılma riski, Türkiye’yi de askeri yığınak yapmaya zorladı. 6 adet F-16’nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) konuşlandırılması, bölgedeki dengeleri değiştirebilir.
NATO Çıkmazı: KKTC’nin uluslararası alanda tanınmıyor oluşu, oradan kalkan uçakların bir çatışmaya girmesi durumunda NATO’nun 5. maddesinin (kolektif savunma) nasıl işletileceği konusunda hukuki bir boşluk yaratıyor. Bu durum, Türkiye’nin Kıbrıs’ı bir “ileri karakol” olarak kullanma stratejisinin riskli bir parçası.
Siyaset Üstü Bir Durak: Vicdan Kantarında Sanchez ve Erdoğan
Dünyadaki bu canavarlar çağında, farklı ideolojik altyapılara sahip iki liderin (İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Cumhurbaşkanı Erdoğan) insan hakları ve vicdan temelinde benzer bir duruş sergilemesi dikkat çekici.
Vicdanın Evrenselliği: Sosyalist Sanchez ve muhafazakar Erdoğan’ın, sivil ölümlerine ve adaletsiz yargılamalara karşı yükselttikleri ses, kutuplaşmış dünyada “vicdanın siyaset üstü” bir barometre olduğunu kanıtlıyor.
Felsefi Bir Soru: Einstein ve Freud’un Mektuplarında Savaşın Anatomisi
Yayında değinilen 1932 tarihli Einstein-Freud mektuplaşması, bugünkü 2026 kaosuna ışık tutuyor. Freud’un “insan doğasındaki yıkım dürtüsü” tespiti ile Einstein’ın “eğitim ve hukuk normları” iyimserliği arasındaki çatışma, bugün hala güncelliğini koruyor. Görünen o ki, üzerinden 94 yıl geçse de insanlık hala “neden savaşıyoruz?” sorusuna pratik bir çözüm bulabilmiş değil.
2026 yılı, hem hukuk salonlarında hem de cephelerde “güç isteminin” çıplak coğrafyasında yazılıyor. Silivri’deki hakimin “sen” demesi ile Tahran’a düşen Tomahawk füzesi, aslında aynı otorite krizinin farklı yüzleridir.